Rackspace İngiltere Verimerkezi Kullanıma Hazır
Rackspace, İngiltere’deki yeni bulut veri merkezini beta aşamasından çıkarıp ticari kullanıma açtı. Avrupa pazarındaki bu adım, Amazon EC2’nin Dublin bölgesine karşı ciddi bir alternatif oluşturuyor.

Rackspace, son birkaç yıldır en yakından takip ettiğim sağlayıcıların başında geliyor. Geçen hafta şirket, Londra’nın güneyindeki Slough veri merkezinde uzun süredir beta aşamasında tuttuğu Cloud Servers ve Cloud Files hizmetlerini ticari olarak hizmete açtığını duyurdu. Bu, Rackspace’in ABD dışındaki ilk bulut altyapısı ve Avrupalı müşteriler açısından önemli bir kilometre taşı.
Rackspace’in İngiltere’deki varlığı yeni değil; 2009 yılında Webfusion ve Slicehost tarzı klasik hosting’i bir kenara bırakıp Slough kampüsünden managed hosting hizmeti veriyorlardı. Şimdi aynı kampüse Cloud Servers’ı taşımış olmaları, ABD’deki Dallas-Fort Worth ve Chicago veri merkezlerinde edindikleri operasyonel deneyimi Avrupa’ya da getirmeleri anlamına geliyor.
Neden Avrupa, neden şimdi?
Bulut tarafında Avrupalı müşterilerin en büyük adresi bir süredir Amazon Web Services’in Dublin (eu-west-1) bölgesi idi. AWS, Dublin’i Aralık 2008’de açmıştı ve o tarihten bu yana Avrupa’daki kurumsal müşterilerin önemli bir kısmı, hem gecikme hem de veri konumlandırma (data residency) nedenleriyle US-East yerine Dublin’i tercih ediyordu. Buna karşılık Rackspace’in cloud tarafı yalnızca ABD’den hizmet veriyordu ve Atlantik aşırı gidiş-dönüş süresi, Avrupa içi uygulamalar için kabul edilebilir bir seviyenin üzerinde kalıyordu.
İngiltere veri merkezi açılışı bu açığı kapatıyor. Özellikle:
- AB veri koruma direktifi (95/46/EC) kapsamında verisini AB sınırları içinde tutmak zorunda olan müşteriler için artık AWS Dublin tek seçenek değil.
- Birleşik Krallık’tan gelen müşteriler için Slough, Londra’ya yakınlığı ve Avrupa omurgasıyla doğrudan bağlantısı sayesinde 5–15 ms aralığında gecikme sağlıyor.
- Rackspace’in meşhur “Fanatical Support” modeli artık Avrupa zaman dilimine uygun ekipler tarafından da veriliyor; bu, ABD veri merkezinden hizmet alırken yaşanan vardiya/saat farkı sorununu çözüyor.
Mimari ve fiyatlama
Rackspace Cloud Servers, alt tarafta XenServer üzerinde koşuyor. Bu, EC2’deki Xen tabanlı yaklaşımla benzer; ancak Rackspace, sanal sunucuyu “slice” mantığıyla saatlik fiyatlandırıyor ve klasik bant genişliği başına ücret modelini koruyor.
Açılışta sunulan boyutlar 256 MB’tan 15.5 GB RAM’e kadar uzanan kademelerden oluşuyor. Cloud Files tarafında ise Akamai CDN entegrasyonu var; statik içeriği tek tıkla CDN’e itmek mümkün. Eu-batı tarafında bir nesne deposunu Akamai üzerinden yayınlamak, özellikle Türkiye’den Avrupa’ya servis veren e-ticaret oyuncuları için anlamlı bir kombinasyon.
ABD ile İngiltere bulut hesapları ayrı; aynı kontrol panelinden iki bölge yönetilemiyor, bölgeler arası replikasyon da otomatik değil. Bu, AWS’in çok bölgeli yaklaşımına göre bir adım geride; ancak Rackspace’in roadmap’ında çok bölgeli yönetimin geleceğini ima eden açıklamaları var.

Beta dönemindeki gözlemlerim
Beta açıldığından beri kendi hesabımla küçük bir test ortamı çalıştırıyorum. İstanbul’daki ofisimden Slough’a doğru ortalama 60 ms gecikme ölçtüm; bu, ABD veri merkezlerinde aldığım 130–160 ms’nin yarısından az. Web tabanlı uygulamalarda bu fark, kullanıcı algısına doğrudan yansıyor.
Sağlama (provisioning) süresi de iyi: 1 GB RAM’lik bir Ubuntu 10.04 sunucusunu ortalama 90–120 saniyede ayağa kaldırabildim. API’ler, ABD tarafındakiyle birebir aynı; mevcut betikleri yalnızca endpoint URL’sini değiştirerek çalıştırabildim.
Beta süresince yaklaşık 500 müşterinin İngiltere altyapısına geçtiği konuşuluyor. Rackspace’in ABD tarafındaki cloud müşteri tabanının 100.000’i aşması ile birlikte düşünüldüğünde, Slough’un da hızlı büyüyeceğini tahmin ediyorum.
Türkiye perspektifi
Türkiye’den bakınca tablo şöyle: Yurtdışına çıkan bant maliyetleri hâlâ yüksek, AB veri merkezleri ise hem coğrafi hem regülatif olarak ABD’ye göre çok daha makul. Rackspace’in Slough’u, kurumsal müşteriler açısından, özellikle bir Avrupa müşterisine hizmet veren Türk yazılım şirketleri için, Dublin’deki AWS’e güçlü bir alternatif sunuyor.
Üstelik Rackspace’in destek modeli, “self-service ile başlayıp ihtiyaç halinde managed’a geçebilme” esnekliği sayesinde, Türkiye’deki orta ölçekli oyunculara yabancı gelmiyor. Test edip görmek isteyenlere, küçük bir Web role + Cloud Files + Akamai kombinasyonuyla denemelerini öneririm; bu üçlü, klasik bir kurumsal sitenin altyapısının önemli kısmını karşılıyor.
Önümüzdeki dönem
2011, Avrupa bulut pazarında ciddi bir rekabet yılı olacak gibi duruyor. AWS’in Dublin’deki tekelinin sona ermesi, fiyat ve SLA tarafında müşteri lehine bir basıncı da beraberinde getirecek. Rackspace’in ardından GoGrid, Joyent ve Terremark’ın Avrupa adımlarını da merakla bekliyorum. Bir sonraki yazıda Slough kurulumunda yaptığım performans testlerinin detaylarını paylaşacağım.