Terremark Türkiye
Temmuz'daki Terremark Türkiye giriş yazımın ardından şirketin Satış Müdürü Hakan Kul ile İstanbul ofislerinde görüştüm. Enterprise Cloud, vCloud Express ve Türkiye'deki kurumsal müşteri profili üzerine bir söyleşi.
Temmuz ayında Terremark’ın Türkiye pazarına girişine dair kısa bir yazı yayımladığımda yorumlardan da gördüğüm üzere konu epey ilgi çekmişti. Sonrasında Terremark Türkiye’nin Satış Müdürü Hakan Kul ile tanışma fırsatı buldum; Polat Tower’daki ofislerinde bir araya gelip hem Terremark’ın Türkiye’deki kuruluş hikâyesini hem de bulut bilişim cephesindeki ürünlerini konuştuk. Hakan bey yaklaşık dört aydır bu görevde; öncesinde IBM Türkiye’de Servis Satış Yöneticiliği, Servus’ta Satış Müdürlüğü ve Microsoft Türkiye’de Pazarlama Uzmanı olarak görev yapmış. Konuşmamızın ana hatlarını sizlerle paylaşmak istedim.
Şirket profili
Terremark, Miami merkezli, dünyada üç kıtada toplam 13 veri merkezi işleten bir kurumsal altyapı sağlayıcısı. Hakan bey’in aktardığına göre 160’ın üzerinde global ağ taşıyıcısının konumlandığı tesislerinde 1.400’ün üzerinde özel ve kamu müşterisine hizmet veriyorlar. Gartner’ın web hosting ve sanallaştırma altyapı hizmetleri grafiğinde “leaders” çeyreğinde yer alan birkaç sağlayıcıdan biri; özellikle ABD federal kurumlarına verdikleri hizmet (NASA, GSA, US Treasury gibi referansları halka açık) bilinen bir konu.
Türkiye operasyonu
Terremark Türkiye, yaklaşık üç yıllık ön çalışmanın ardından Ağustos 2009’da faaliyete başlamış. Veri merkezi ise 2010’un ilk aylarında devreye girmiş. Hakan bey, Terremark’ın yeni veri merkezlerini “büyük internet trafik merkezi olma potansiyeline sahip” şehirlere kurma stratejisinden bahsetti. Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa, Orta Doğu ve Kafkasya arasında, ve yüksek internet kullanımı, şirketin Doğu Avrupa ve Orta Doğu açılımının ilk basamağı olarak İstanbul’u seçmesinde belirleyici olmuş.
Hâlihazırda tesiste konumlanan müşteri profili oldukça karışık: sigorta, oyun, web teknolojileri sektörlerinden uluslararası firmaların yanı sıra yerel ve uluslararası telekom operatörleri de servis alıyor. Bu son nokta önemli; çünkü taşıyıcı bağımsız (carrier-neutral) bir veri merkezi olma iddiası ancak birden fazla operatörün fiziksel olarak aynı tesiste buluşmasıyla anlam kazanıyor. İstanbul’un Amsterdam, Londra veya Frankfurt seviyesinde bir IXP ekosistemine henüz sahip olmadığını hepimiz biliyoruz; Terremark’ın hedefi bu boşluğu doldurmaya katkı sağlamak.
İki bulut ürünü: vCloud Express ve Enterprise Cloud
Söyleşinin benim için en ilginç kısmı Terremark’ın bulut tarafındaki ürün ayrışması üzerineydi. Şirket, bulut bilişim hizmetlerini iki başlık altında sunuyor:
vCloud Express
KOBİ’leri hedefleyen bu ürün, VMware’in vCloud API’si üzerinden çalışan saatlik faturalandırmaya tabi sanal sunucu hizmeti. Kullanıcı self-service portala giriyor, RAM ve CPU seçiyor, dakikalar içinde sanal sunucusu hazır oluyor. Kredi kartıyla anında başlayabilen bir akış, Amazon EC2 veya Rackspace Cloud Servers’a en yakın muadil diyebileceğimiz model. Bunu Terremark’ın VMware ile çok erken kurduğu ortaklığın bir meyvesi olarak görmek lazım; vCloud Director referans uygulamalarından biri.
Enterprise Cloud (E-Cloud)
Asıl ilginç olan ürün bu. Kurumsal müşteriye “sanal bir veri merkezi” deneyimi sunuyor: müşteri bir kaynak havuzu (CPU, RAM, disk) satın alıyor ve bu havuz içinde istediği kadar sanal sunucuyu istediği topolojide yaratıyor. Yedeklilik, firewall ve load balancer gibi katmanlar Terremark’ın Infinistructure ve digitalOps adındaki yönetim katmanları üzerinden sunuluyor. SLA, izolasyon ve kurumsal ağ entegrasyonu (MPLS, VPN) konularında vCloud Express’ten ciddi farkları var.
Hakan bey burada özellikle Türkiye’deki kurumsal müşterilerin “tam izole edilmiş bir kaynak havuzu” talebine vurgu yaptı. Türkiye’deki büyük şirketlerin “paylaşımlı bulut” konusuna hâlâ mesafeli olduğunu, ama dedicated bir bulut havuzu kavramının çok daha kolay satıldığını söyledi. Bu, bizim cephede çok tanıdık bir tablo: müşteri buluta hazır, yeter ki kendi sunucusu gibi hissedebilsin.
Türkiye’de hedef kitle
Sohbette Türkiye pazarında öncelikli hedef segmentin ne olduğunu sordum. Cevap iki başlık etrafında şekillendi:
- Zengin ve yedekli bağlantı isteyen firmalar. Türkiye’nin denizaltı ve karasal fiber ağı güçlü olsa da çoklu taşıyıcıyı tek noktada birleştiren bir tesis ihtiyacı var. Bu tip kuruluşlar için Terremark, ülke içinde yeni bir seçenek.
- Kritik uygulamalar için DR (disaster recovery) arayan kurumlar. Bankacılık, sigorta, kamuya yakın projelerde “ikinci site” arayışının arttığını ben de gözlemliyorum.
Türkiye için ne anlama geliyor?
Birkaç gözlem:
- Operatör bağımsızlığı. Türkiye’de veri merkezi pazarı bugüne kadar büyük ölçüde telekom operatörlerinin tesisleri etrafında şekillendi. Operatör-nötr bir tesisin pazara girmesi, kurumsal müşteri için pazarlık gücü ve mimari esneklik anlamına geliyor.
- Kurumsal bulut için yerel bir referans. Yurt dışındaki bir AWS bölgesine veri taşımayı düşünmeyen, regülasyon nedeniyle veriyi yurt içinde tutmak zorunda olan müşteriler için Enterprise Cloud ciddi bir alternatif. KVK düzenlemeleri konuşulurken bu, gittikçe daha önemli olacak.
- vCloud ekosistemi. Terremark’ın vCloud Express ile getirdiği VMware-yerli akış, mevcut VMware yatırımı olan kurumların buluta geçişini kolaylaştıran bir köprü. AWS’in farklı sanallaştırma modeli yerine “aynı vSphere dünyasında kalma” rahatlığı pazarda önemli bir koz.
Terremark Türkiye’nin önümüzdeki bir-iki yılda Türkiye bulut bilişim pazarının nereye evrileceğine dair iyi bir gösterge olacağını düşünüyorum. Hakan bey’e zaman ayırdığı ve içeride dolaşmama izin verdiği için bir kez daha teşekkür ediyorum. Konunun teknik detaylarına dair takip yazıları yazmaya devam edeceğim.
Terremark Türkiye Polat Tower, Fulya Mahallesi Yeşil Çimen Sk. No:12 Kat:3 Daire:31 34394 Şişli, İstanbul Tel: +90 212 266 71 94